BİY AD

5 Nisan 2011 Salı

Milan vs Inter: Napoli Planıyla Kazanılan Derbi 3-0



Gerek Galatasaray'ın kabus gibi sezonu gerekse de Milan'a nazar değdirmeme niyetiyle blogu epeyce boşladım lakin Milano derbisinin ardından yazmamak olmazdı. Ezeli rakip Inter ile
puan farkını 5'e çıkarma şansından da öte rakibi psikolojik olarak büyük bir çöküntüye sokma şansıydı bu maç. Sezon başından bari kimi zaman TV kimi zaman da internetten -Sezon başı Serie A yayın haklarını almaya tenezzül etmeyen zekalara ithaftır- takip ettiğim Allegri'nin Milan'ının geçtiğimiz sezonlara göre pek çok artısı olmakla birlikte 2 hususta öne çıkıyor Allegri dönemi. Takımın bir hedef doğrultusunda takım halinde mücadele etmesi (motivasyon) ve maçın sonucu ne olursa olsun oyun disiplininden kopmayan ciddiyeti elden bırakmayan bir Milan. Hele de kadronuzda Ibrahimovic-Pato-Robinho-Cassano gibi arıza bir ileri hat varken böyle bir oyun disiplinini takıma yerleştirmesi Allegri'nin başarısı. Maç öncesi derbi hakkında konuştuklarıma Milan'ın kazanacağını söylerken emin olmamın sebebi bu sezonki Milan'ın rakibi Inter'e göre takım ruhuna daha çok sahip olmasıydı. Barbara Berlusconi ile yaşadığı ilişki nedeniyle de derbi maçta ekstra motivasyon ile sahaya çıkacak Pato'dan da beklentim yüksekti ki kendisi bunu fazlasıyla karşıladı.

Maça giriş, gelişme ve sonuç anlamında baktığımızda senaryo olarak içeride oynanan Napoli maçından farklı fakat anlayış olarak tamamen aynı oyunu oynayan bir Milan vardı sahada. Pato-Robinho-Boateng'den oluşan ve rakip savunmaya maç boyunca önde pres yapan bir 3'lü hat. Arkalarında Gattuso-Van Bommel gibi yaşlı fakat sert ve büyük maçların ismi iki orta saha ve solda forvet arkası oynadığında artık taraftarı kanser eden ama geriden top çıkarma, oyun kurma görevi ile sahaya çıktığında yine kendine hayran bırakan Seedorf vardı. Milan'ın hücum presi o kadar etkili oldu ki yaş ortalaması "dede" klasmanındaki Zambrotta-Seedorf kanadında Maicon'un ciddi bir hücum bile yapamadığını gördük. Maçın hemen başında gelen erken gol Inter'i prese karşı daha da dayanıksız hale getirdi. Çıkarken kaptırılan her top ani Milan hücumlarına dönüştü. Maicon'un açık eline çarpan ve hakemin süzemediği penaltı pozisyonunun ardından Milan geriye yaslandı ve yaklaşık 15 dakikalık bir Inter baskısı yaşandı. Abbiati'nin çıkardığı tartışmalı top Inter'in golünün habercisiydi lakin Eto'o'nun kaçırdığı gol pozisyonunda "maç burada biter" diye geçirdim içimden. İkinci devre başında Milan tekrar rakibi önde basarak daha doğrusu boğarak başladı maça. Pato-Robinho-Boateng veya Napoli maçındaki gibi Zlatan'lı bir hattın presinin bu denli etkili olması aslında Milan takımının sahayı mükemmel derecede parsellemesinden kaynaklı. Ligin en flaş takımlarından Napoli'ye 90 dakika boyunca tek pozisyon vermeyen De Sanctis formda olmasa 6-0 ya da 7-0 bitecek bir maç oynayan Milan o maçta 90 dakika boyunca Napoli müdafasını bozmuş rakibi çıkarken yakalamış ya da 50-60 metrelik uzun toplar atmalarına zorlamışlardı ki zaten bu topları da arkadaki Nesta-Silva ikilisi toplamıştı.


Inter'in top çıkarmada ve ileride top tutmada Napoli'ye göre çok daha etkili ve kaliteli bir kadrosu olduğunu göz önüne alırsak Inter'in pozisyon bulabildiği ilk devrenin ikinci kısmını normal bulabiliriz. Anormal olan sürekli presten yorulan Milan takımının geriye yaslanırken kontralarda etkisiz kalmasıydı. Bu sebeple özellikle bir 10 dakikalık süreçte Milan yarı sahadan pek çıkamadı. Lakin Napoli maçında olduğu gibi hücum pres bu maçta da rakibin dengesini bozdu. Pato'nun önce rakibi 10 kişi bıraktırması ardından attığı gol sadece maçın erken bitmesini ve son 20 dakikayı stressiz izlemeyi sağladı. Milan'ın hem mental hem de sahadaki performansı ile rakibine bariz üstünlük kurduğu maç Robinho'nun beceriksizliği ile daha tarihi bir farkın kaçmasıyla 3-0 sonuçlandı. Ligde elbette her şey bitmiş değil. Napoli sadece 3 puan geride. Milan'ın haftaya oynayacağı Fiorentina maçı dahil olmak üzere lig sonuna kadar ciddi maçları da var ama rakipleri Inter ve Napoli'nin de fikstürü aynı şekilde zor maçlarla dolu. Sezon başından beri izlediğim Milan puan da kaybetse mağlubiyet de alsa kırılma anlarının galibi olarak sezonu şampiyon bitirecektir. Allegri'nin takımı üzerine yazılacak çok şey var ama önce lig sonunu görelim sonra yazarız onları da. FORZA MILAN!


2 yorum:

Cem dedi ki...

biz senın avrupada lazio sempatizanı bılıyorduk abi jesusdan dolayı milanlıymıssın :)

Temur dedi ki...

@ Cem

Usta hiç mi takip etmiyorsun yahu :))) Milanlı olduğum çok belli değil mi :)))