BİY AD

27 Haziran 2010 Pazar

Önce & Sonra...


Alman futbolundan Umut Sarıkaya'ya saygılarla...

25 Haziran 2010 Cuma

Maradona vs Belçika...

Arjantin-Belçika... 1986*Meksika Dünya Kupası...

13 Haziran 2010 Pazar

Quaresma -> Beşiktaş... Mantıklı Kumar!

Beşiktaş gündemi 2 aydır meşgul eden Ricardo Quaresma transferini en sonunda gerçekleştirerek sonunda büyük ihtimal karlı çıkacağı bir kumara girişti. Karlı çıkar diye düşünüyorum çünkü Quaresma'nın içinde biraz olsun futbol oynama aşkı kaldıysa bu şansı heba etmez ve aklını futbola verir Beşiktaş'ta. Hele o Beşiktaş ki senelerdir Milan misali kanat oyuncusuna, rakibi ekarte eden şut çeken asist yapan sıradışı oyunculara hasret bir takım iken Quaresma'nın bu ülkede hele ki Beşiktaş'ta başarılı olma ihtimalini yüksek görüyorum. Camia ne kadar yıldız oyuncu transferine hasret ise takım da o kadar Quaresma'nın yeteneklerine ihtiyaç duymakta. Futbolla ilgilenen herkesin kıyısından köşesinden en az bir kaç maçını izlediği bir adam hakkında çok farklı şeyler yazamayız tabi ama Schuster'in Quaresma'yı sağ veya sol kanat arasında bir seçim yapıp tek kanada mahkum edeceğini düşünmüyorum bu yüzden ileride Tello-Quaresma ikilisinden oluşan sürekli birbirleriyle yer değiştiren dinamik hücum kanatları izleyeceğiz diye düşünüyorum. Hem sağdan hem soldan gerek içeri kat ederek gerekse çizgiden bindirerek pek çok şekilde etkili olabilecek Quaresma'dan Schuster'in en efektif şekilde faydalanmak adına kendisine böyle bir saha içi serbestlik vereceğini düşünmekteyim. İç işlerinde bağımsız dış işlerinde takım oyununa bağlı "otonom" bir Quaresma yıllardır kısırlık destanları yazan Beşiktaş hücumuna çağ atlatabilir.

Quaresma'nın kötü huyları denilince disiplin konusunda sıkıntısı olan, bazen biraz fazla bencil ve istikrarsız kavramları akla gelse de benim açımdan Quaresma'nın Beşiktaş'ta rahatsızlık verebilecek yegane özelliği yenilgiyi kabullenen ve pek isyankar olmayan oyun içi ruh hali olabilir ki zaten Beşiktaş'ta yenilgiye isyan eden oyuncu sayısı rakiplerine göre oldukça fazla olduğu için Quaresma'nın bu hali takım içinde tolere edilebilir. Quaresma transferi ile ilgili tek sıkıntı saha içi performanstan çok saha dışı şekilde cereyan edebilir. Futbolcularının maaşlarını aylarca ödeyemeyen ve nakit akışı hususunda darboğaz yaşayan yönetim Quaresma'ya ödeyeceği - tahminimce takımın en yüksek maaş alan oyuncusu olacaktır- miktar karşılığında teminat mektubu göstermiştir ki Quaresma'nın ödemelerinde sıkıntı yaşanmayacaktır. Ama Quaresma'nın yüksek maaşı takır takır ödenirken kendi maaşları sürekli bir sonraki döneme ertelenen diğer futbolcular arasında GS'da Jardel transferinde yaşandığı gibi bir huzursuzluk yaşanırsa bu durum Beşiktaş yönetiminin bu sezon karşılaşacağı en büyük sıkıntı olur!

10 Haziran 2010 Perşembe

Hem Fenerbahçe Hem Galatasaray Karlı Çıktı!


Stoch önce Galatasaray'a transfer olacağı söylentileriyle gündeme girmişken son 2 gündür birden Fenerbahçe de devreye girdi ve hem Galatasaray yönetimindeki kaos ortamının sonucu olan yavaşlık hem Fenerbahçe'nin mali gücü hem de çok olası gözükmese de teoride var olan Şampiyonlar Ligi kozu ile Miroslav Stoch Fenerbahçe'ye transfer oldu. Uzun uzadıya yazmaya, oyuncuyu anlatmaya pek gerek yok. Transfere daha çok ihtiyacı olan taraf akıllı bir transfer hamlesi yaptı diyebiliriz. Koca sezonu sağ kanatsız, Uğur Boral'ın sakatlığından sonra yılın yarısını da sol kanatsız geçiren Fenerbahçe'de her ne kadar Guiza eleştirilerin odağı olduğu için forvet sıkıntısı ön planda duruyormuş gibi gözükse de gerçek manada kanat oyuncusuna sahip olmayan Fenerbahçe orta sahası ile Alex&Guiza ikilisinin ileride yine yalnızları oynayacağı aşikardı. Bu yüzden takıma süratli, skora etki edebilen gerçek bir kanat oyuncusu transferi yaparak hem takımın acilen ihtiyaç duyduğu kanat oyuncusunu takıma kattı FB yönetimi hem de oyuncu seçiminde Latin Amerika'dan Doğu Avrupa'ya geçerek konsantrasyon ve mücadele konusunda sıkıntı yaratan Brezilyalı kolonileşmesinin önüne geçti. Galatasaray ise Stoch'u kaptırması konusunda ancak Kewell ile sözleşme yenilenmemesi ve Giovani Dos Santos'un kadroya katılamaması durumunda pişmanlık yaşayabilir. Eldeki kanat oyuncularından - Kewell&Gio- en azından biri takımda tutulursa yeni sezon için kanat rotasyonuna ekstra bir isim gerekmez. Hele ki Mehmet Topal'ın da gidişinin ardından ön libero mevkisinde oluşan kara delikten sonra Galatasaray'ın transfer bütçesini hücuma yönelik bir kanat oyuncusuna harcaması transferde yine yanlış hareket edilmesi manasına gelecekti. Bu açıdan Stoch'un Fenerbahçe'ye transferi hem kanat adamı ihtiyacı olan Fenerbahçe için hem de kanat adamı fazlalığı yaşayan Galatasaray için oldukça isabetli bir hamledir gözümde.

Rijkaard vs Schuster : Rekabet Boğaz'a Geldi!



Galatasaray geçen sene başında Rijkaard'ı takımın başına getirip tüm futbol camiasına sağ gösterip sol vurmadan önce adı geçen hocalardan birisi de Bernd Schuster'di. Bugün itibariyle Avrupa yakasının diğer devi Beşiktaş'ın hocası oldu Alman teknik adam. Hem futbolculuk olarak hem de teknik adam olarak pek çok defa karşı karşıya gelen iki isim bu sefer TSL'de Beşiktaş ve Galatasaray cephelerinde karşılaşacaklar. Schuster önce Getafe ardından da Real Madrid'in başında Rijkaard'ın düşüşe geçen Barcelona'sına karşı üstünlük kurarken futbolculuk dönemlerinde ise 1989 Nisan'ında ŞL yarı finalinde karşılaşır Rijkaard ve Schuster. Bernabeu'daki karşılaşma 1-1 beraberlik ile sonuçlanırken San Siro'da 5-0'lık Milan galibiyeti sonucu çıkar. Gollerden birinde Rijkaard'ın adı vardır ve maç boyunca karşı karşıya oynadığı Schuster'e karşı büyük üstünlük kurar. Bu sezon oynanacak GS-BJK derbilerine artık bir de Rijkaard-Schuster rekabeti açısından bakmakta fayda var.

7 Haziran 2010 Pazartesi

Efsane Goller Vol.9: Bernd Schneider vs Fenerbahçe...

video
Efsane Goller serisinde bu sefer daha yakın bir dönemden bu topraklarda atılmış bir gol var. Avrupa kupalarında tarafsız baktığımız zaman dönem dönem efsane sayılabilecek goller yediğimizi görüyoruz. Metalist Kharkiv'li Jaja'nın Hakan Arıkan'a, Villareal'li Roger'in Mondragon'a 40-45 metre mesafeden attığı goller jeneriklik goller klasmanına girmekle birlikte Schneider'in Rüştü'ye attığı gol topa vurduğu yerin kaleye açısı ve topun aldığı akıl almaz falso ile benim açımdan "unutulmaz" sıfatını hak etmiştir. 23 Ekim 2001, Şükrü Saraçoğlu stadı inşaat halinde ve karşı tribünün yerinde yeller esiyor. Bir önceki sezon uzun yıllar sonra şampiyon olarak hem kupa özlemine son veren hem de ligdeki Galatasaray tekelini kıran Fenerbahçe o sezon ŞL'nde Barcelona, Lyon ve Bayer Leverkusen'li gruba düşmüştü. Kadıköy'deki karşılaşmada o dönem Leverkusen'de oynayan Ze Roberto'nun ceza sahasının ön tarafını kullanarak dışarı çıkarttığı topa Schneider'in vurduğu mükemmel şut ve topun ulaşılmaz noktaya gitmesi. İyi seyirler!

4 Haziran 2010 Cuma

Cesare'nin Oğlu!

Ayakta sağdan ikinci gelecekte dünya futbolunun efsanelerinden biri olacağını hayal ediyor muydu acaba? Gerçi onun karakterini göz önünde bulundurursak büyük ihtimal yanındaki arkadaşlarının aksine hedefleri o dönemde bile hep zirve olmuştur geleceğin efsanesinin. Paolo Maldini 10 yaşında!