- Maç öncesi iki tarafı tartınca her ne kadar Quaresma ekstra bir değer ise de hem Beşiktaş'ın hem Trabzonspor'un ağırlık noktalarının orta 3'lüleri olduğunu düşünüyordum. TS'da derinliği olmaması nedeniyle biraz yıpranmış olan Selçuk-Colman-Ceyhun, Beşiktaş'ta ise Ernst-Aureloi-Guti. Şayet Quaresma bu maçta oynayabilseydi bu 3'lünün Aureli-Necip-Ernst şeklinde tezahürü ve Guti'nin önlerinde pozisyon alması şeklinde bir tablo ile çıkardı Beşiktaş diye düşünüyorum. İlk devre geçen yıl Urfa'daki kupa finalinde yaptığı hamlenin benzerini Ceyhun'un yerine sprinter Engin'i koyarak yaptı Şenol Güneş. Ortadan gelebilecek ekstra bir adam ile delinebilecek gibi gözüken Beşiktaş savunması maçın başında Teofilo'nun girdiği 2 pozisyon ile beklediğim gibi verim gösterdi. Aurelio'nun Engin'e kelepçe takmaya çalışması Selçuk-Colman ikilisi ile Guti-Ernst ikilisini başbaşa bıraktı ki her ne kadar Guti-Ernst daha kaliteli bir 2'li olsa da Selçuk-Colman kadar birbirini tamamlayan partnerler değiller. Bu eşleşme ile orta sahada dengeyi kendi lehine bozan Trabzonspor rakibi uzun toplara mahkum etti ki Beşiktaş'ı bu şekilde pasifize ettiler. Keza 2.devre Ceyhun'un orta bloğa geçip Engin'in kanada geçmesi Beşiktaş'ı orta sahada resmen sildi. Maçın anahtarı bir hamleydi.- Orta sahada denge TS lehine bozulmuşken kanatlarda BJK lehine bozulmuştu. Özellikle Burak'ın geri gelmemesinin de etkisiyle Hilbert ilk devre 3 dakikada 1 yüklendi Trabzon'un sol kanadına. Böyle bir maçta TS'dan savunma arkasına bir toptan BJK'dan ise kanat toplarından gol beklerken devreye BJK'ın duran topları da renk verdi. BJK ve TS birbirlerine duran toplarda çok benziyorlar. Kendileri atarken oldukça tehlikeli, kalelerini savunurken oldukça zayıflar. TS duran toplarda savunmayı öne çekeceğine neredeyse çizgideki rakibe bile adam markajı verirken 2-3 defa gol yemenin eşiğinden döndü. Duran top çarkında sıra BJK'a gelince de Mustafa Yumlu - ki kafaya yükselişi ve vuruşu gerçekten harikaydı- adam adama savunmayı çökerten isim oldu.
- Şu kadarını söylemek lazım ki her ne kadar TS Onur ve Colman'ın gayretleri ile bir puanı rakibine vermeye çok uğraşsa da şu maçta ilk golden sonra 2., 3. golü bulamamak tamamen oyuncu kalitesi ile alakalı. Teofilo belki ağır bir oyuncu ama topu sırtı dönük aldığında belli bir seviyede servis de edebiliyor. Lakin yanında bir kanattan ziyade 2. forvet gibi oynayan Burak'ın oyun zekasının sıfırın altında olması Beşiktaş'ın riskli ofsayt taktiğini her defasında işlevsel hale getirdi. Burak ofsaytı bilmeyen futbol ile yeni tanışmış bireylerin bilgisizliğine, şımarık bir çocuğun bencilliğine sahipti bu akşam. Her an takımı 10 kişi bırakabilecek sakatlık tehlikesi olmasa inanıyorum ki Şenol Güneş Umut'u son yarım saat oyuna sokardı. Son vuruşlarda vasat olan Umut bile şu maçın son 10 dkaika formalite olarak oynanmasını sağlardı.
- Hakan Arıkan sadece kurtardığı toplarla değil defansın arkasına atılan toplarda da güven verdi ki ben kendisinin iyi maçlarını izlemiştim ama bu kadar özgüvenli hiç izlememiştim.
- Serkan Balcı Trabzonspor adına Mustafa ile birlikte maçın adamıydı. Mustafa göze batan bir hamle yapmaz iken golde de gelen harika ortaya yükselişi ve vuruşu harikaydı. Serkan ise Holosko'yu sahadan silmekle kalmayıp TS'un savunmadan çıkarken yanaştığı en güvenilir liman oldu.
- Guti yine can alıcı bir kaç pas verdi ama Selçuk ile mücadelede tek başına kalınca kaybetti. Engin Baytar ise bir kaç hatalı seçimi hariç maçın en iyilerindendi.
- Hakem taraf gözetmeksizin kötüydü. Rakip sahada olan faulü bile öteki yarı sahada attırdı. Vermediği sarı kartların haddi hesabı yok. Teofilo'nun yumruğunu görmediğini varsayıyorum. Teofilo'ya da 3 maç ceza bekliyorum.

0 yorum:
Yorum Gönder