Devre arası transfer döneminin resmen başlamasına az bir süre kala potansiyel sahibi bir kaç transfer hedefine bakalım birlikte. Bölge olarak Türk kulüplerinin pek fazla ilgi göstermediği Yunanistan piyasasını ele aldığımızda 88-91 arası jenerasyonda çok parlak bir oyuncu havuzu ile karşılaşsak da ilk etapta 3 isim var ligimize aday gösterilecek.
3) Grigoris Makos: 16 yaşında A takıma çıktığı Panionios'un 19 yaşında takım kaptanı olan Makos bu sezon başına kadar tam 6 sezon İzmir Rumlarının takımı Panionios'da futbol oynadı. Ön libero mevkisinde kendisinden çok daha tecrübeli isimlerin bulunduğu Pao ve Olympiakos, Makos için Panionios'un kapısını çaldıysalarda Makos'u kendisine daha çok ihtiyaç duyan AEK kapıverdi. 1987 doğumlu Makos 6 senelik A takım ve 3 senelik kaptanlık geçmişi ile yaşına göre oldukça tecrübeli. Sert ve mücadeleci yapısı ile göze çarparken oyunun hücum kısmında ise şu an için beklentilerin altında. Uzaktan şut denemeleri dışında fazla hücuma çıkmayan bir oyuncu Makos. Bu yüzden hedefleri Panionios'a göre daha büyük olan yeni takımı AEK'da 11'deki yerini tam olarak sağlama alamadı halen. Sezon başından beri ligde 7 Avrupa Ligi'nde ise 6 maçta AEK forması ile sahaya çıkan Makos benim nazarımda Bursaspor için ideal bir oyuncu. Ertuğrul Sağlam'ın tercih ettiği garantici ön libero vasfına sahip olması bir yana Hüseyin Çimşir'in rotasyonda alacağı süreyi minimuma indirecek olması nedeniyle de oldukça faydalı olabilir. Sezon başında AEK'ya transfer edilmiş bir oyuncu olarak devre arası transferi pek mümkün değil ama AEK'nin içinde bulunduğu darboğaz düşünülünce sene sonu ideal bir hedef haline geliyor. Keza mevcut mali yapısı ve oyun anlayışı ile Tolunay Kafkas'ın Kayserispor'u içinde faydalı bir transfer olabilir Makos.

2) Vassilios Koutsianikoulis: O da bu sene başı yeni transfe yapanlardan. Olimpiyat satadında PAO'ya karşı 2 gol bir asist ile oynadığı maçla popülarite kazanmış ve transfer döneminde adı en çok zikredilen oyunculardan biri olmuştu. Elini çabuk tutan PAOK Koutsianikoulis'in kulübü Ergotelis'e 1,5 milyon Euro vererek oyuncunun bonservisini aldı. Yunan futbolseverlerin "Yunanistan'ın Messi'si" lakabını taktıkları Vassilios oyun yapısı olarak dripling özelliği üst düzeyde olup açık alanda yakaladığı her hangi bir rakibi dağıtacak kadar süratli bir oyuncu. Top tekniği oyunu dar alanda ve baskı altında da iyi oyayabilecel düzeyde olan Koutsianikoulis'in en büyük eksikliği fiziğinin de (1,72) etkisiyle hava toplarındaki yetersizliği ve şutlarının üst düzey olmayışı gibi gözüküyor. Hem Türkiye hem Yunanistan'da oynanan müdafacı kapalı futbolu düşündüğümüzde orta mesafeli şutlarda etkili bir oyuncunun değerinin ne olduğu daha iyi anlaşılır. Kanatlarındaki üç oyuncusunun ikisi forvet (Alanzinho-Yattara) olan Trabzonspor için aranılan özellikte bir kanat oyuncusu Vassilios! Savunma yönü zayıf olmasına karşın her iki kanatta oynayabilen Vassilios gençliği ve hırsı ile Yattara'yı, sürati ve daha iyi fiziği ile Alanzinho'yu kulübeye gönderebilecek kapasitede bir kanat oyuncusu. 1988 doğumlu Koutsianikoulis bu sene ligde 14 maça çıkıp 1 gol 2 asist ile oynarken Yunanistan U-21 milli takımı ile elemelerde 5 maçta 2 gol bir asist ile oynadı.

1) Sotiris Ninis: 3 oyuncu içerisinde en genç olanı ama aynı zamanda Türkiye'ye trasnfer edilmesi en güç olanı 1990 doğumlu "Yunan Kaka" olarak isimlendirilen Ninis. Arnavutluk doğumlu olan Ninis Arnavutluk U-21 Milli Takım'ında oynamayı reddettikten sonra U-19 ve U-21 seviyelerinde Yunan milli takımlarında oynadıktan sonra Rehhagel tarafından Euro 2008 öncesi yapılan hazırlık maçları kadrosuna çağrılarak A Milli seviyede de Yunanistan formasını giymiş ve ilk maçında Kıbrıs Rum Kesim'ine bir de gol atmıştı. Profil olarak PAO'nun Arda'sı diyebileceğimiz Ninis 16 yaşında PAO altyapısından A takımına çıktı! Yine Arda'da yaşanılan transfer spekülasyonları benzer bir şekilde Ninis'te de yaşanıyor. PAO'nun sözleşmesine 10 milyon Euro'luk bir serbest kalabilme maddesi koydurması haliyle trasnfer spekülasyonu içerisnden adı geçecek takımların kalibrelerini biraz daha arttırıyor. Manchester United, Arsenal ve Milan, Ninis'ile ilgili Yunan basınında adı en çok geçen kulüpler. Kaka'ya benzetilmesinin nedeni kaleye dikine gidebilme özelliğinin yanı sıra çok az oyuncu da rastlanabilecek oyun zekası olarak adlandırabileceğimiz oyun kurma ve saha içini yönetebilme yeteneğidir. PAO genel olarak Ninis'i sağ kanada yakın oynatmakta ki müthiş sürati ile bu bölgede de oldukça tehlikeli bir rakip haline gelebiliyor Ninis! Şu an için yegane eksikliği olarak saha içinde sorumluluk alınması gerektiğinde nispeten daha pasif kalması durumu gösterilebilir ama 1990 doğumlu Ninis'in sorumluluk alma hususunda kendisini sınıf atlatacak kadar geliştireceğini düşünüyorum. Listenin son ismi Ninis ilk 2 isme göre çok daha kaliteli bir oyuncu olmasının yanı sıra maalesef Türk kulüpleri için transfer edilmesi zor bir hedef. Bir Galatasaraylı olarak Arda'nın gidişine müteakip Ninis'i kadroda görmeyi arzu ederim fakat büyük ihtimal ile bir kaç sene sonra Ninis'i maçları Türkiye'de canlı yayınlanan bir Batı Avrupa liginde izleyeceğiz.
















