
Serie A tarihinde forma giymiş türk futbolcu sayısı 10. Bunların bir kısmı yakın dönemin oyuncuları olmak ile birlikte diğer kısmı ise Türk futbolunun 2000'ler ile birlikte en iyi jenerasyonu tabir edilebilecek 1950-65 arası dönemin futbolcuları. O dönemin lejyoner listesi şu şekilde:
Şükrü Gülesin: Türkiye'nin İtalya'ya ilk ihrac ettiği futbolcu. Beşiktaş'ın sembol isimlerinden biri olan Şükrü Gülesin 1950-53 arası Lazio ve Palermo'da geçirdiği üç sezonda 69 maçta attığı 36 gol ile çok iyi bir performans çizdi. Hem Lazio hem de Palermo taraftarları arasında unutulmaz bir yere sahip oldu. Kariyeri boyunca kornerlerden direk kaleye tam 32 gol attı. Ki bu alanda bir rekor olması gerekiyor. Linkler: 1,2
Bülent Aziz Esel: Beşiktaş, Ankaragücü ve Adalet'te oynadıktan sonra 1951'de Palermo şehrinin takımı Spal'a transfer oldu. 3 sezonda 77 maçta 27 gol attı. Sonrasında Beşiktaş'a geri döndü.
Bülent Eken: Kariyerinin Türkiye ayağı Galatasaray'da geçti. İtalya'da Salernitana ve Palermo'da oynadı.
Lefter Küçükandonyadis: Türk futbolu ve Fenerbahçe'nin en önemli forvet oyuncularından biriydi Lefter herkesin bildiği gibi. İtalya'da dışında Fransa'da Nice ve Yunanistan'da AEK'da da oynayan Lefter 1951-52 senesinde Fiorentina'da forma giymiştir.
Metin Oktay: Türk futbol tarihinin Hakan Şükür ile birlikte en büyük golcüsü ve Galatasaray'ın sembol ismi olan Metin Oktay'da o dönem çokça Türk oyuncuyu kadrosuna katan Palermo'ya transfer olmuştu. Tam sayısını bilmemek ile birlikte yaklaşık 13-14 maçta 4-5 gol atmış olan Metin yurt dışı sendromunu yenememiş ve tekrar Galtasaray'a dönmüştü.
Can Bartu: Futbolumuzun enteresan şahsiyetlerinden biridir Can Bartu. Aynı günde hem basketbolda hem futbolda derbi oynamış bir sporcuydu. Romanya ile yapılan bir hazırlık maçında Turgay Şeren'in sakatlığı üzerine kaleye geçmişliği de verdır. Türkiye'de sadece Fenerbaçe'de oynayan Can Bartu İtalya'da sırasıyla Fiorentina, Venezia, tekrar Fiorentina ve Lazio'da forma giymiş 100 maçta 16 gol atmış ve 25'in üzerinde de asist yapmıştı. Gerek saha dışındaki hızlı gece yaşamı gerekse de sahadaki zarif ve teknik oyunu nedeniyle İtalyanlar kendisine "Sinyor" lakabını takmışlardır. Dönemin futbol severleri tarafından izlemesi çok keyifli fakat kolay sakatlanan ve istikrarsız bir oyuncu olarak görülmüştür. Rangers ile oynanan ve Fiorentina'nın 4-1 kazanıp UEFA şampiyonu olduğu dönemde de takım bünyesinde bulunmuş ve UEFA şampiyonluğu yaşamıştı.









































